Ülkemizde her sene yaklaşık 26 milyon ton gıdanın çöpe atıldığı öğrenildi. Tarladan sofraya meydana kadar gelen kayıplar bir yana israfın büyük bir bölümü, tarih etiketlerinin yanlış anlaşılması nedeni ile “güvenli” ve “tüketilebilir” durumdaki gıdaların çöpe atılmasından dolayı yaşanıyor.
Avrupa’da çöpe giden gıdanın %10-15’i kavram karmaşasından yaşanırken, ülkemizde ise 46 milyar TL’nin üzerinde olduğu düşünülüyor.
Temel İhtiyaç Derneği (TİDER) Başkanı Hande Tibuk, tavsiye edilen tüketim tarihi (TETT) ve son kullanma tarihi (SKT) kavramlarının karıştırılmasının aile bütçesine zarar vermekle berber ülke ekonomisini de milyarlarca dolarlık zarara uğrattığının altını çizdi.
Tavsiye edilen tüketim tarihinde eğer ürün bozulmadıysa kullanmaya devam edebilirsiniz.
Tibuk’un Açıklamasının Devamı Şu Şekilde:
“Bir gıda maddesinin ne kadar hızlı bozulacağı, içerdiği su miktarı ile doğrudan ilişkilidir. Bir gıdanın için ne kadar fazla su varsa mikrobiyolojik bozulma o kadar hızlı olur. Balık, yumurta, süt ve ek gibi hayvansal gıdalar yüksek su içerikleri nedeniyle riskli grupta yer alır. Bu ürünlerin tüketiminde son kullanım tarihi sağlık açısından büyük önem taşır. Ancak kuru gıda, konserve ve makarna gibi ürünlerde durum farklı. Örneğin taze kayısıyı kuru kayısı haline getirdiğiniz zaman biyolojik mekanizmanın temel taşı olan suyu kontrol altına almış oluyorsunuz. Bu ürünler tavsiye edilen tüketim tarihinden sonra bile tüketilebilir.”