Raporda çocukluk çağı obezitesinin dünya çağında ciddi bir salgına dönüşeceği öne çıkıyor. Obezite oranlarının düşük ve orta gelirli ülkelerde de hızla arttığına dikkat çekiliyor.
5-19 yaş arası obez çocuk ve ergen sayısının 2025 yılında 177 milyondan 2040 senesinde 228 milyona yükseleceği tahmin ediliyor.
Çocukluk çağı obezitesi sadece bireysel tercihlerle değil, aile içindeki günlük alışkanlıklar ile şekilleniyor. Uzman isimler ebeveynlerin beslenme ve yaşam tarzı konusundaki tutumlarının, çocukların kilo riskini doğrudan etkilediğini belirtiyor. Yeni yayımlanan küresel rapor ise bu konuda alarm zillerinin çaldığını ortaya koyuyor.

Obezite Oranı %8,7’den %11,9’a Çıkabilir!
Dünya Obezite Federasyonu’nun paylaştığı 2026 Dünya Obezite Atlası raporunda dünya çapında obezite ile mücadele edecek 5-19 yaş arası çocuk ve ergen sayısının 2025 yılında 177 milyondan 2040’ta 228 milyona çıkacağını öngörüyor. Bu artış, çocuk ve ergenlerde obezite oranının %8,7’den %11,9’a çıkması demek oluyor.
2027’den önce obeziteyle yaşayan çocuk sayısı, yetersiz beslenme sebebi ile düşük kilolu çocuk sayısını geride bırakacak. Küresel beslenme eğilimlerinde bu durum tarihi bir kırılmayı gösteriyor.
Türkiye’deki Obezitede Son Durum
Ülkemizde gerçekleştirilen saha araştırmaları, çocukluk çağı obezitesinin giderek yaygınlaştığını gösteriyor. Farklı bölgesel çalışmalarda obezite oranlarının %10’un üzerinde olduğu görülüyor. Bazı büyük şehirlerde her 5 çocuktan 1’inin fazla kilolu ya da obez olduğu ortaya çıkıyor.
Türk Kalp Vakfı ise çocukluk çağı obezitesinin ilerleyen yaşlarda kalp- damar hastalıkları riskini artırdığını belirtiyor. Aileleri erken önlem almaya davet eden vakıf, sağlıksız beslenme alışkanlıklarının çocuk yaşta damar yapısını olumsuz etkileyebileceğinin altını çiziyor. Ülkemizde erişkin nüfusta obezite oranının %25’lere çıkmış olması da, çocukların riskli bir çevrede büyüdüğünü gösteriyor.